Cinsel Suçların İspatı Yargıtay Kararları

Cinsel Suçların İspatı Yargıtay Kararları

Cinsel Suçların İspatı Yargıtay Kararları

Günümüzde toplumsal bir sorun olarak karşımıza çıkan cinsel suçlar varlığını her dönemde olduğu gibi günümüzde de maalesef sürdürmektedir. Tarihler boyu bu suçlarla mücadele edebilmek için çeşitli cezalar caydırıcı tedbirler alınmaya çalışılsa da tam anlamıyla başarılı olmamıştır. Yalnızca ülkemizde değil tüm dünyada cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar kanunlar içerisinde kendine yer bulmuş suçlar arasındadır. Dünya genelinde cinsel suçlar engellemek için çeşitli cezalarla karşılık bulmaktadır. Ancak cinsel saldırıda bulunan bireyin cinsel saldırıda bulunduğunu ispatlanması yani cinsel suçların ispatı ceza verilebilmesi için gereklidir. Suçun yapısı itibariyle suçun işlendiği anda genellikle suçun tanığı ya da suça ilişkin ispatların çok olması mümkün değildir. Genellikle maddi delillere ulaşmak oldukça zordur.

Cinsel suçların ispatı konusunda mahkemeler çeşitli yaklaşımlar geliştirmiştir. Bu yaklaşımla kimi zaman tepki çekmiş olsa da çoğu zaman desteklenmiştir. Yargıtay’ın bu hususta çeşitli yaklaşımları mağdurların mağduriyetlerinin giderilmesini çeşitli ispatlara bağlı kılmıştır. Bu kapsamda suçu işleyen kişinin de suç işlediğini basit metotlarla kanıtlamayı amaçlamıştır. Bu kapsamdaYargıtay başvuru kriterleri geliştirmiştir. Geliştirilen kriterler;

  • Cinsel saldırıdan Mağdur olan kişinin şikâyetini de geç kalmaması
  • Suçu işleyen kişi ile mağdurun suçtan önceki iletişimleri
  • Mağdur kişinin olayı anlatımındaki çelişkiler
  • Mağdur ile suçu işlediği iddia edilen failin ilişki geçmişleri
  • Beyanı hayatın olağan akışına uygunluğu
  • Mağdur ile suçu işleyen arasında önceden husumet bulunup bulunmaması
  • Mağdurun direnme ya da yardım istemeye imkân bulduğu halde bu imkânı kullanıp kullanmadığı.

Çocuğun Cinsel İstismarı Suçunda Şikâyetten Vazgeçme

Hem yetişkinlerde hem de çocuklarda karşılaşılan cinsel istismar durumlarını nitelikli olup olmaması değerlendirmeyi ve mahkemenin sonucunu etkileyecek en önemli unsurlardır. Bu kapsamda suçun basit ya da nitelikli olması farklı cezalara çarptırılmasını sağlamaktadır. Cinsel suçların ispatı ile de alakalı olan bu durumla birçok kişi tarafından gerçekleştirilebilmektedir. 15 yaşından küçük çocuklarda rastlanan cinsel istismarlar da değerlendirme yapılmakta ve bu değerlendirme ölçüsünde cezalarda farklı kategoride değerlendirilmektedir. Çocuk istismarıyla çocuğun savunmasız olması ve henüz cinsel durumları algılayabilecek yaşta olmaması dolayısıyla cezalarında boyutunu değiştirmektedir.

Cinsel istismara uğrayan çocuğun basit ya da nitelikli tacize uğraması durumu şikayete göre değil olayın oluş biçimine göre değerlendirmektedir. Velisi ya da vasisi tarafından şikayette bulunulmaktadır. Ancak çocuğun vasisi ya da çocuğun velisi tarafından şikayetin geri çekilmesi söz konusu değildir. Bu kapsamda çocuğun cinsel istismar suçu şikayetinden vazgeçme hakkı yoktur. Bu nedenle yapılandilekçeli başvurularda olumlu bir sonuç elde edilmez. Ancak çocuğun cinsel istismarı suçunda şikayete bağlı olduğu tek harf yalnızca sarkıntılık düzeyinde kalması durumunda şikayet evresinden vazgeçilmesi söz konusudur. Cinsel istismar suçunda şikayetten vazgeçmenin cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması ve işleyenin 18 yaşından küçük olması durumunda çocuğun velisi ya da vasisi tarafından yapılan şikayetten vazgeçme başvurusu kabul edilebilir. Ancak bu iki şartın sağlanmaması durumunda şikayetten vazgeçilmesi ve soruşturmanın sonlandırılması mümkün değildir. Bu iki şartın sağlanması durumunda vaz geçilmesi durumunda takipsizlik kararı verilerek davanın düşmesi sağlanır. Bu nedenlecinsel suçların ispatı bu dönemde oldukça önemlidir.

Cinsel İstismarda Deliller Nasıl Değerlendirilir?

Cinsel suçların ispatı en zor olan durumlardan biridir. Genellikle suçun yalnız, toplumdan uzak ve gizli saklı yapılması failin bu esnada delil oluşturacak durumlardan kaçınması ispatlarım elde edilememesi ne sebep olmaktadır. Genellikle cinsel suçların ispatı bulunamadığı için kadının beyanı esastır ilkesi ne uyumaktadır. Buradadelil bulunamıyorsa bile kadının beyanı esas alınmakta ve kovuşturmaya bu sayede geçilerek davanın devam edebilmesi sağlanmaktadır. Bu durum çocukları da kapsamaktadır. Özellikle enses vakaların gizli kaldığı düşünüldüğünde iz bırakmadan gerçekleşen bu olayları enses mağdurları tarafından belirleyici olması sağlanmaktadır. Çoğu zaman çocuklarda cinsel suçların farkına varılması mümkün olamamaktadır. Çocuktan 7-8 yaşlarına geldiğinde bulundukları ortamda ya da okulda bazı durumlara aşırı tepki verdiğinde öğretmenleri veya çevresi tarafından çocuğun cinsel istismara uğradığı ortaya çıkarılmaktadır. Özellikle çocuklarda yaşıyla ilgili cinsel bilgilerinin orantısız oluşuna bakılarak ya da ruh sağlığına bakılarak çocuğun çeşitli davranışlarından maruz kaldı durumlar öngörülebilir. Bir çocuğun çocuk yaşta karşı cinste bilmemesi gereken cinsel objeleri bilmesi ve bu yönde davranışlar sergilemesi dava için delil niteliğindedir. Cinsel suçların ispatı konusunda bu gibi birçok durum ispat olarak değerlendirilmektedir. Bir kadın ya da bir çocuk neden birisi hakkında cinsel istismar suçlaması yapsın mantıyla da bakılarak delillerin değerlendirilmesi sağlanmaktadır.

Whatsapp
Bizi Arayın!