Dini Nikahlı Yada Nikahsız Kişinin Mirasçılığı Mümkün Müdür?

Dini Nikahlı Yada Nikahsız Kişinin Mirasçılığı Mümkün Müdür?

Dini Nikahlı Yada Nikahsız Kişinin Mirasçılığı Mümkün Müdür?

Geçmiş zamanlarda resmi nikahın olmayışı belli bir alışkanlığın ortaya çıkmasına sebep olmuştur aynı zamanda dini inanışlar ve toplumsal gereksinimler nedeniyle dini nikah kavramı halen varlığını sürdürmektedir. Özellikle ülkemizin doğu kısmında yer alan birçok kişi halen dini nikahla evlilik gerçekleştirmekte ve resmi nikahı ya geç kıymakta ya da hiç resmi nikah yapmamaktadır. Ancak Nikahsız kişinin mirasçılığı bu konuda bakıldığında tehlikeye girmektedir.

Detaylı olarak bakıldığında dini nikahlı birliktelik kanuni olarak nikahsız birliktelik ile aynı tanımlanmaktadır. Yani medeni kanunumuzda ki tanımlamayla evlilik yalnızca resmi olarak yetkilendirilmiş memur önünde ayrı cinste iki kişinin evlenme iradelerini beyan etmeleri ve şahitlerin de bunu tasdik etmeleri ile gerçekleşmektedir. Bu nedenle bu kanun dışında gerçekleştirilen birlikteliklerde devlet tarafından veya diğer devlet otoriteleri tarafından bireylerin evli sayılması mümkün değildir. Bu durumdaki birliktelikler nikahsız birliktelikler ile aynı kategoride değerlendirilmekte ve bu nedenle nikahsız kişinin mirasçılığı anca belirli şartlara bağlı olarak değerlendirilmektedir.

Her türlü miras işleminde detaylı bir araştırma yapılması gerekebilir. Ancak özellikle nikahsız kişinin mirasçılığı konusunda yapılan araştırmalar detaylandırılmasıdır. Nikahsız kişinin mirasa ortak olabilmesi için gerekli hususları hukuki hizmet alınarak net bir şekilde öğrenilmesi ve buna göre tedbirlerin alınması gerekmektedir.

İmam Nikahlı Kişi Birlikte Yaşadığı Miras Bırakana Mirasçı Olabilir Mi?

Nikahsız bir birliktelikte kadının ya da erkeğin birbirine mirasçı olabilmesi evlilik yoluyla mirashakkı elde etmek konusunun dışında tutulmaktadır. Yani nikahsız kişinin mirasçılığı evlilik ilişkisi dışında miras bırakabilmek yöntemlerinin gerekliliği olarak açıklanmaktadır. Mirasçılık kavramı yasal ve atanmış olarak farklı iki mirası kategorisinde değerlendirme yapmaktadır. Bu kategorilerdeki yasal mirasçı rızasına veya herhangi bir işlem yapmasına gerek almaktadır bir bireyin ölmesi halinde kanuni mirasçı olarak sayılan kişiye denilmektedir. Yasal mirasçı miras hukukunda net olarak açıklanmakta ve beraber yasal mirasçılığın paylaşılabileceği aktarılmaktadır.

Ülkemiz miras hukukunda belirli yasa düzenlemelere tabidir. Bu düzenlemeler içerisinde belli bir sistem ve belli bir illiyet bağı oluşturulmuştur. Oluşturulan bu illiyet bağı ile miras konusu net bir şekilde açıklanmaktadır. Buna göre bireyin ölmesi halinde ilk miras hakkı geride kalan eş ve miras bırakanın çocuklarına aittir.

  1. Sağ kalan eş miras bırakan kişinin annesi ve babası ile birlikte veya miras bırakanın annesi ve babasının ölmesi durumunda da miras bırakanın kardeşleriyle beraber mirasın paylaşılması şeklinde düzenlenmiştir.
  2. Düzenleme şekli ise daha genişe yayılarak sağ kalan eşin miras bırakan kişinin anne-baba-çocuk veya kardeşlerinden herhangi birinin bulunmaması halinde varsa miras bırakanın anneanne babaanne dede gibi yakınları tarafından mirasın paylaşılması yöntemidir. Bu üç yöntem de günümüzde miras kanunu tarafından belirlenip uygulanmaktadır.

Burada Nikahsız kişinin mirasçılığı söz konusu değildir. Tüm Kanuni betimlemelerde sağ kalan eş tabiri ile resmi nikahlı eş kastedilmektedir.

Doğal mirasçılar haricinde ölmeden önce miras bırakanın vasiyetname yazarak birtakım haklar tanıması mümkündür. Böylece dini nikahla beraber olduğu yani nikahsız kişinin mirasçılığı mümkün olmaktadır. Burada atanmış mirasçılık söz konusudur.

Hangi Durumlarda Miras Alınabilir?

Nikahsız eş bakıldığında medeni kanunda mirasçı hukuku içerisinde belirtilen hiçbir cümlede yer almamaktadır. Hiçbir zümrede yer almaması nedeniyle eşin mirası alabilmesi iki farklı seçenekle mümkündür. Birincisi miras bırakacak olan kişininnikahsız kişinin mirasçılığı hakkında bırakacağı vasiyetname ile mirastan pay alabilme imkanı sağlar. İkincisi ise ölüme bağlı tasarruflar yani ölünceye kadar bakma sözleşmesi benzeri bir tasarrufun gerçekleşmesi, sözleşmenin olmasıyla miras hakkı sözleşmesi yapılır ve bu sayede nikahsız eşin mirasçılığı söz konusu olabilir. Böylece iki farklı durumda miras alınabilmesi mümkün olur.

Nikahsız eşin mirasçılığı kadar bu eşten dünyaya gelen çocuğun da babasından miras alma hakkı bulunmaktadır. 2002 yılı öncesinde yalnızca resmi nikahlı eşten olan çocuğun mirasçı olabilmesine imkan sağlanırken günümüzde evlilik dışı dünyaya gelen çocukların da evlilikten dünyaya gelen çocuklar ile aynı miras hakkına sahip olmaları mümkündür. Bu durum ise yine iki durumda özetlemektedir. Nikahsız birliktelikten dünyaya gelen çocuğun sonrasındasoy bağına dahil edilmesi ya da babalık davası ile mümkün olmaktadır. Bu sayede nikahsız eşin mirasçılığıdeğerlendirmesinden farklı olaraktıpkı evlilik yoluyla doğan çocuklar gibi miras hakkı elde etmesi mümkündür.

 

Whatsapp
Bizi Arayın!